Bir zamanlar küçük bir kız çocuğu büyüdükçe pembeliklerin artacağını sanarmış. Zorunlu sınavlar biter, kendi sorumluluğunu alır ve rahat rahat yaşar diye düşünürmüş. Büyüyünce insanların hepsinin artık anlayışlı birer iyilik meleği olduklarına inanırmış. Zaman zamanı kovalamış ve bu küçük kız genç bir kadın olmuş. Bu zaman kardeş her defasında ona ufak uyarılarda bulunmuş hayalperestliği bırakması için ama içindeki küçük kızı yitirmek istememiş genç kadın. Sonunda zaman kardeş, hayat kardeşle konuşmuş ve içeride yaşamaya devam etmekte inat eden küçük kıza bir oyun oynamışlar. Dünyanın en melek insanını bu genç kadının karşısına çıkarmışlar. Küçük kız yıllardır haklı olduğunu düşünüp beklemenin meyvesini aldığına inanıp coştukça coşmuş. Genç kadının içinde emsali görülmemiş fırtınalar yaratmış. Ancak bu esnada, diğer yanda, zaman kardeş ve hayat kardeş vaktin geldiğini anlayıp harekete geçmişler ve bu melek insanı kendi haline bırakmışlar. Çok geçmeden hayatının en büyük darbesini, hayatında tanıştığı bu "en melek" insandan almış genç kadın..
Şimdilerde onu görenler diyorlar ki; içindeki kız kaçıp gitmiş, bir daha bulunamamış. Genç kadın içindeki kız gidince bir boşlukla sersemleyip sersem hareketler yapmış. Sonunda da zamanın ona sunduğu gerçek hayatı içindeki boşluğa oturtup ruhu kirlenmişler kulübüne katılmış. Şimdilerde, daha önce sürekli sorduğu 'ama neden' ile başlayan soruların cevabını bilir olmuş..
Yaşasın, yok edin saflığı..
Friday, August 12, 2011
Subscribe to:
Posts (Atom)
