Tuesday, March 1, 2011

Beklenmeyenden Destek

Bir korku ki tüm benliği saran, ama kendisini hissettirene kadar sadece pohpohlayan.. Hiç düşünmedi yolun sonunu, sadece yapacağının bir haritasını çıkardı ve hatta iki haritasını. Ancak iki haritanın sonunda da nereye vardığını bilmesine rağmen düşünmedi onu yine de. Sonunda haritaların çanları çaldı ve hareket günü geldi. Haritalar öyle hızlı çalıyorlardı ki çanları, korku sonunda çok sert bir hamle yapmak zorunda kaldı uyuyan kızı uyandırmak için. Yolların sonu bir tokattan daha sert çarpınca yüzüne dereden üçüncü bir yol oldu yüzünde. O derenin kaynağı öyle korkmuştu ki dere giderek daha da gürül gürül akmaya başladı ve suları yükseldi. Yükselen sular arasında çırpınarak ne yapacağına karar vermeye çalışan kız, boğulacağı sırada hıçkırıklar arasında haykırmaya başladı, "unuttum, her şeyi unuttum. ne olursun beni ona götür, yollar diğer insanların olsun, ben kalbimin çizdiği tek yolu izlerim. seçenekler başkalarının olsun, ben ona sarılabilmek umudundan öteye bir şey istemem". Sonunda korku acıdı kıza ve gövdesini titretti, hareket vaktini fısıldadı kulağına, gözlerine seslendi derenin akıntısını durdurmaları için, ellerini kaldırdı saklanmasınlar diye. Kızcağız korkunun yardımıyla kalbinden çıkan o tek yolda yürümeye başladı. Mutlu son mu? Mutlu son beklemeyin, son yok çünkü.
Korku haala orada duruyor, ancak yerini mutluluğa bıraktığında gidecektir.
Adı korku bile olsa, kızın yola devam edebileceği umudunu koruyor ya kız minettar ona.
Değer vermek nedir öğretti korku; her şeye göğsünü gererek ulaşacaktır mutluluk kişisine..

No comments:

Post a Comment