Wednesday, September 1, 2010

anlık

siyah beyaz bulutların çöreklendiğini hissediyorum. siyah beyaz bulutların üzerime çöreklendiklerini hissediyorum. siyah beyaz bulutların omuzlarımdan masumca dolanıp koltuklarımdan girip belimi sarıp ters yöne bir manevra ile bacaklarıma dolanarak beni sarmaladıklarını hissediyorum. siyah beyaz bulutların ten rengi üzerine sırf kırmızıdan oluşan boyalarımı yıpratmaya çalıştıklarını hissediyorum. ten rengim beyaza, tenime düşen gölgelerim siyaha dönüştü bulutlar beni sararken. kırmızıma öyle sahip çıktım ki diğerlerini önemseyemedim ve hakim olamadım onlara. ama.. ama kırmızı dudaklarım ve sulanmaktan kızarmış göz kenarlarım beni terk etmediler. bulutlar beni sararken esas neyi istediğimi, esas neyi önemsediğimi düşünecek bir vaktim zaten olmadı ki.. aslında bilinçaltımda var olan o tutku ile kırmızılarıma sarıldım. öyle haset etti ki bulutlar kollarıyla yüzüme bir kaç hamle yaptılar ama kırmızı kan ancak bordoya dönüşünce pes ettiler. daha fazla düşünmedim neyi seçerim, neyi isterim diye. köşedeki halim ile zaten belli idi kararım. isteğim uğruna var olan cesurca direncim.. hah elbiseyi mi düşünüyorsunuz siz hala.. çoktan siyah beyaz bulutlara dönüşmüş olan kılıfın kıpkırmızı zihnimin yanında ne lafı olur ki !!

No comments:

Post a Comment