Zaten stres yaşadığım bir/bu dönemde kafa dağıtmak için kullanılabilecek birebir ilacımı açtım. Fakat bu yeni kullandığım marka bir süredir bana gerginlik verdiği için önce tereddüt ettim. Stresliyken ilacımı almamıştım hiç. Sadece kafa dağıtmak istediğim anlarda almıştım. Fakat kısa zamanda tereddütümü yenip açtığım ilacımı ağzıma attım ve yavaşça sindirmeye koyulmuşken bir anda stresimin dayanılmaz bir boyuta ulaştığını hissettim. İçim bulandı, gözlerim yaşardı, başım zonklamaya başladı ve kendimi asabiyeti berkemal etmiş konuşurken buldum.
Bir insanın kendini tanımamak için bu kadar yalan dolan arkasına saklandığını ve bütün yaptıklarını bir objeye yıkarak sıyrılmaya çalıştığını, kendisini seven insanları bu derece aldatabildiğini, kendisine tüm hayatını vermeye hazır kişinin arkasından bu kadar aldatmaca ve oyun çevirebildiğini tahmin edemezdim. Tahmin etsem de, tüm bu sıfatların bir arada olabileceğini tahmin etmezdim, edemezdim. Kitap benim ilacım olabilir ama 'Zar Adam' isimli nesne, ancak benim ilacımın sonunu getirebilir. Bilim insanı olmak, araştırma yapıyor olmak olguları da insanın kendi iradesini bu şekilde bir nesneye teslim etmesini gerektirmez, çünkü aslında burada bir teslimiyetten öte, esas yapmak istediklerini kendini teslim ediyormuş gibi göstererek ve aslında bir yandan kendini de kandırarak yapmak var.
Tek yapmak istediğim, şu anda hiç çekinmeden pencereden aşağıya makasla kese kese kitabı atmak..
Friday, May 28, 2010
Tuesday, May 25, 2010
srood gnidils
süreç tersine işlerse.. tersine de işleyebiliyor.. tersine işlerken yolda bulduğu arkadaşlarını da yanına alıyor ve bremen mızıkacıları misali üstüste toparlana toparlana tostoparlak ola geliyor ve güm diye zayıf noktadan vuruyor. her tesadüf güzel olmadığı gibi bizim kendi elimizle yarattığımız bu tesadüfler ardına arkasına bakmadan, onu yaratanı umursamadan can yakabiliyor. günlerce sürecek kramplar gibi esip geçip eğlenirken yaratıcısını hiçe sayan saygısız tesadüf gün gelir elbet gider ve fakat o zamana kadar kırıp döktüklerini toplamak oldukça yorulmuş ve bitkin düşmüş olan yaratıcıya kalır. O bunları toparlar mı? Bir süre ruhani benliğini öne çıkararak dolansa da yeni tesadüf meyvelerine doğru adım adım ilerlemek yolunda yerden sırayla parçaları alır ve yoluna devam eder..
Friday, May 14, 2010
Başlangıç/Serim
'Sanat: Sadece kendisine dair olan şeye sanat denir (bir sanat eseri üretme girişiminde başarının sonucudur). Maalesef sanatın elimizde ne örneği ne de varlığına inanmak için iyi bir neden vardır. (Yapılan her şey bir amaçla yapılmıştır, amacı bulunan her şey, o şeyin dışında vardır, mesela, Şunu satmak istiyorum veya Bunun beni çok meşhur ve sevilen biri yapmasını istiyorum ya da Bunun beni tamamlamasını istiyorum.) Ve buna rağmen hala yazmaya, resim yapmaya, heykel yontmaya ve bestelemeye devam ediyoruz. Aptallık mıdır bu?'
'Mamul: İşlev hayrına yaratılmış ve dünyayla ilgisi bulunan, amaçlı şeye mamul denir. Bir anlamda her şey mamule örnektir.'
Jonathan Safran Foer
Şimdi etrafımızda bulunan ve beğenilmek üzere çıldıran günümüz 'eserciklerinin' çoğu için 'aptallık mıdır bu yoksa mamule sanat demek midir?' diye sorasım geliyor. Fazlası da döneniyor ya aklımda&kalbimde yine de öz olsun şimdilik.
'Mamul: İşlev hayrına yaratılmış ve dünyayla ilgisi bulunan, amaçlı şeye mamul denir. Bir anlamda her şey mamule örnektir.'
Jonathan Safran Foer
Şimdi etrafımızda bulunan ve beğenilmek üzere çıldıran günümüz 'eserciklerinin' çoğu için 'aptallık mıdır bu yoksa mamule sanat demek midir?' diye sorasım geliyor. Fazlası da döneniyor ya aklımda&kalbimde yine de öz olsun şimdilik.
Subscribe to:
Posts (Atom)
